24 Mayıs 2009 Pazar

Sınav

Zamanım daralıyordu. Son 20 dk. Hayatımın aptal bir kalemin ucunda olduğu gerçeği canımı fazlasıyla sıkıyordu.
Ömrümü buna harcamıştım sanki… Hayallerimi bunun üstüne kurmuştum.
Her gece ağlamıştım. Ne kadar gözyaşı döktüğümü ben bile bilmiyordum. Yastığım ıslanmamıştı çoğu zaman. İçime akıttım gözyaşlarımı. Yahut umutlarımla sildim gözümden. Bitmiş olmasını dildeğim her gece. Nasıl olacağı hiç önemli değildi. Hayatımın sonu olsa bile bitmiş olmasını diledim.
Ve şimdi son 20 dk. ve benim çözecek sadece bir sorum… Özgürdüm işte. Bitmişti. Son bir soru kalmıştı bu işkencenin bitmesine.
Sınav bitince ailemin yanına koşacak, eve gidip doğru cevapları dinleyecektim. Sonra da sevinecektim. Ama bir boşluk vardı planımda. Bu plan sadece varsayımlar üzerine kuruluydu. Hayatımda sadece varsayımlar vardı. Ama ya gelecek? Ya gerçekler?
Dersane denemelerim fena sayılmazdı. Etrafımdakilerin beklentileri vardı. İstediğim okulu kazanabileceğime ben de inanıyordum. Ama ya olmazsa? Ya kazanamazsam? O zaman ne olacaktı peki? Bir B Planım yoktu. Hiçbir zaman da olmamıştı.
Herkes bana güveniyordu. Başaracağıma inanılıyordu. Ama ya başaramazsam? O zaman belki de herkes bana sırt çevirecekti. Benimle yolun sonuna kadar gelecek, her daim yanımda olacak kaç kişi vardı ki? Taş çatlasa beş-on kişi. Sonrası zifiri yalnızlık… Belki de hayatımın ucuna sadece 20 dk. kalmıştı.
Kitapçığıma baktım. Son soru. Kalan son soru. Kafam karıştığı miçin son abıraktığım matematik sorusu. Şimdi kafam çok dinçti sanki.
Sınav… Ne iğrenç bir kelime… Ne pis bir yarış…
Son soru. İpi göğüslemem için yapmam gereken soru. Son… Hayır yapamayacaktım. Kazanmak için sonuna kadar savaşmıştım. Ama şimdi, kalbim yerinde duramıyordu. Zincirlerini kıracaktı. Onu varsayımlara hapsetmiştim oysaki. Gerçekler bu kadar birikmiş miydi de kafesi yetmiyordu kalbime?
Ve sonra gitmesine izin verdim. Şimdi etrafım gerçeklerle çevriliydi. O kadar acımasızlardı ki dayanamıyordum. Kaçmak, kurtulmak istiyordum.
Pencereden parlayan kırmızı ışığa baktım. Beyaz bir martıdan geliyordu. Özgürlüğün renkleri olmalıydılar. Beyaz martının kanadına bindim ve özgürlüğüme gittim.
İşte bu kadardı…
Üzgünüm, sonuna kadar gelemediğim için. Daha kötüsü bu iğrenç yarışa hiç “hayır” diyemediğim için… Fazladan yer işgal ettiğim için bu pislik yerde. Üzgünüm hayallerim. Üzgünüm umutlarım. Üzgünüm geride bıraktıklarım.
Her özgürlüğün bir bedeli vardır.
Üzgünüm…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Neler dinlenilirdir?


Get a playlist! Standalone player Get Ringtones