
Gülümse… O, yanında ölürken gülümse. Başkasının olurken gülümse. Severken gülümse. Kaybederken gülümse. Daima gülümse…
Oysa o kadar zor geliyor ki şimdi bana gülümsemek.
Öyle iyi hatırlıyorum ki onu ilk gördüğüm anı. Kalbim durmuştu. Beynime kan gitmiyordu. Öyle mükemmeldi ki… Benim gibi değildi. Yıpranmış, bezmiş, mutsuz değildi. Aksine her yöne gülücükler dağıtıyordu.
Bana “seni seviyorum” derken de gülüyordu. Oysa ben ağlıyordum. Ben hiç gülmedim ki… Nasıl gülünür bilemem. Mutluyken de ağlarım, hüzünlüyken de.
Elimi tuttuğunda ikimiz de şaşkındık. İlk defa ona sarılmak istemiştim. Ben hiç sarılmazdım oysa. Seviyorum demez, gülmez, öpmezdim…
Hayatımı değiştiren o ana dek. Beni öptüğü ana dek… İkimiz de ağlıyorduk. Onun gözyaşlarının tadını alabiliyordum ilk defa.
İnsan mutluyken de ağlar, evet ama gözyaşı bir farklı akar bilir misiniz?
O mutlu değildi, biliyordum. Sonra bana acı haberi verdi. Gidecekti… Beni bırakıp gidecekti. Hem de ebediyen.
Sonra bir başkasını tanıdım. “Eğer ruhunu bana verirsen, benim için çalışırsan, o gitmez” dedi. Bir başkası ne derse yaptım. Ağlat dedi, ağlattım. Üz dedi, üzdüm. Hayatının anlamını yok et dedi, yok ettim. Üstelik bunların hepsini ona yaptım. Şimdi öldür diyor bir başkası. Hayır, öldürmeyeceğim. Hançeri onun ateşten bedenine sağlayacağım.
Bir başkası ellerini kaldırdı ve bağırmaya başladı. “Bana ihanet eden, cezaların en kötüsünü alır!”
Bir başkası onu tek hamlede öldürürken benim de gülümsememi istiyordu. İçimdeydi. Hayır diyemiyordum. İki damla gözyaşıyla beraber güldüm. Dudaklarımın biçimi öyleydi sadece. Oysam içim ağlıyordu. Kalbim aşıktı. Dudaklarımdan ilk defa “seni seviyorum” sözcükleri döküldü. Sonra o yok oldu.
Şimdi sıra bende. Ben de öleceğim. Yüreğimden sadece ölüm geçiyor. Evet, ölü olmak için bu yeterli. Dudaklarımda onun gözyaşlarını hissediyorum. Demek ölüm bu… Aynı anda onun da benim gözyaşlarımı hissettiğini biliyorum. Birazdan ona sarılacağımı biliyorum. Ölü müyüm, değil miyim bilmiyorum belki ama cennette olduğumu biliyorum… Belki yaşamın kıyısında ince bir çizgideyim. Kimin umurunda? Onun yanındayım ya…
Oysa o kadar zor geliyor ki şimdi bana gülümsemek.
Öyle iyi hatırlıyorum ki onu ilk gördüğüm anı. Kalbim durmuştu. Beynime kan gitmiyordu. Öyle mükemmeldi ki… Benim gibi değildi. Yıpranmış, bezmiş, mutsuz değildi. Aksine her yöne gülücükler dağıtıyordu.
Bana “seni seviyorum” derken de gülüyordu. Oysa ben ağlıyordum. Ben hiç gülmedim ki… Nasıl gülünür bilemem. Mutluyken de ağlarım, hüzünlüyken de.
Elimi tuttuğunda ikimiz de şaşkındık. İlk defa ona sarılmak istemiştim. Ben hiç sarılmazdım oysa. Seviyorum demez, gülmez, öpmezdim…
Hayatımı değiştiren o ana dek. Beni öptüğü ana dek… İkimiz de ağlıyorduk. Onun gözyaşlarının tadını alabiliyordum ilk defa.
İnsan mutluyken de ağlar, evet ama gözyaşı bir farklı akar bilir misiniz?
O mutlu değildi, biliyordum. Sonra bana acı haberi verdi. Gidecekti… Beni bırakıp gidecekti. Hem de ebediyen.
Sonra bir başkasını tanıdım. “Eğer ruhunu bana verirsen, benim için çalışırsan, o gitmez” dedi. Bir başkası ne derse yaptım. Ağlat dedi, ağlattım. Üz dedi, üzdüm. Hayatının anlamını yok et dedi, yok ettim. Üstelik bunların hepsini ona yaptım. Şimdi öldür diyor bir başkası. Hayır, öldürmeyeceğim. Hançeri onun ateşten bedenine sağlayacağım.
Bir başkası ellerini kaldırdı ve bağırmaya başladı. “Bana ihanet eden, cezaların en kötüsünü alır!”
Bir başkası onu tek hamlede öldürürken benim de gülümsememi istiyordu. İçimdeydi. Hayır diyemiyordum. İki damla gözyaşıyla beraber güldüm. Dudaklarımın biçimi öyleydi sadece. Oysam içim ağlıyordu. Kalbim aşıktı. Dudaklarımdan ilk defa “seni seviyorum” sözcükleri döküldü. Sonra o yok oldu.
Şimdi sıra bende. Ben de öleceğim. Yüreğimden sadece ölüm geçiyor. Evet, ölü olmak için bu yeterli. Dudaklarımda onun gözyaşlarını hissediyorum. Demek ölüm bu… Aynı anda onun da benim gözyaşlarımı hissettiğini biliyorum. Birazdan ona sarılacağımı biliyorum. Ölü müyüm, değil miyim bilmiyorum belki ama cennette olduğumu biliyorum… Belki yaşamın kıyısında ince bir çizgideyim. Kimin umurunda? Onun yanındayım ya…





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder